Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, siber savunma ve siber emniyet konularında önemli bir basın açıklaması yaptı. Bağcıoğlu, Türkiye’nin bu alandaki güvenlik ihtiyaçlarının aciliyeti üzerine dikkat çekti.
Son günlerde yaşanan siber saldırılar, çeşitli Avrupa ülkelerinde devlet kurumları ve özel sektör kuruluşlarını hedef aldı.
Bu saldırıların özellikle enerji, sağlık ve iletişim alanlarındaki kritik altyapılara yönelik olduğunu belirten Bağcıoğlu, bu durumun Türkiye için stratejik bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Ayrıca, bu süreçte çok sayıda vatandaşın kişisel verilerinin de ele geçirildiğini hatırlattı.
Bağcıoğlu’nun açıklamasında, devletler ve diğer aktörlerin siber kapasitesini sistematik olarak artırdığına, hibrit tehditlerin ise giderek daha karmaşık bir hale geldiğine işaret edildi.
Özellikle bölgemizdeki çatışmalar sırasında siber saldırı, elektronik harp ve bilgi destek unsurlarının bir arada kullanıldığına dikkat çekti.
İspanya’da yaşanan ve kamuoyunda endişe yaratan dört tren kazasına da değinen Bağcıoğlu, kazaların altyapı sorunları, hava koşulları ve insan hatası gibi çeşitli nedenlerle açıklandığını belirtti.
Ancak mevcut teknik bulguların bu kazaların doğrudan bir siber saldırıyla ilişkili olduğuna dair bir kanıt sunmadığını vurguladı. Eş zamanlı sinyalizasyon sistemlerinde yaşanan aksaklıklar ya da merkezi kontrolün kaybı gibi durumların tespit edilemediği ifade edildi.
Yakın zamanda Yunanistan’da hava trafik kontrol sisteminin devre dışı kalmasına da dikkat çeken Bağcıoğlu, bu tür olayların kritik ulaşım altyapılarının hibrit tehditlere karşı ne kadar savunmasız olduğunu gösterdiğini söyledi.
Her iki örneğin de ulaştırma sistemlerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu kaydetti.
Bağcıoğlu, yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yalnızca olaylara tepki veren bir yapı olmaktan çıkıp, önleyici ve bütüncül bir siber savunma yaklaşımını benimsemesinin önemini vurguladı.
Kritik sektörlerde, kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde ulusal siber savunma tatbikatlarının bir an önce başlatılması gerektiğini belirtti.
Siber tehditlerin ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiğine dikkat çeken Bağcıoğlu, mevcut mevzuatın tek çatı altında birleştirilmesi ve devletin yetki ve sorumluluklarının netleştirilmesi gerektiğini savundu.
Ayrıca, vatandaşların korunması adına bir Siber Savunma Kanunu’na ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.
Siber savunma ve siber emniyet kavramlarının birlikte değerlendirilmesinin gerekliliğini vurgulayan Bağcıoğlu, siber savunmanın düşmanca saldırılara karşı caydırıcılık sağlarken, siber emniyetin sistemlerin kazalara, teknik arızalara karşı dayanıklılığını artırdığını açıkladı.
Ulaştırma, enerji, sağlık ve iletişim gibi kritik alanlardaki denetimlerin artırılması ve sorumlulukların net bir şekilde tanımlanması gerektiğini ifade etti. Bu tür önlemlerin artık bir tercih değil, ulusal güvenlik açısından bir zorunluluk haline geldiği sonucuna vardı.