Veni Vidi Göz Ataşehir’den Op. Dr. Akın Akyurt, dünya genelinde miyopi ve presbiyopi vakalarının hızla arttığını dile getirerek, bu durumun sağlık alanındaki önemli bir sorun haline geldiğini vurguladı.
Görme bozukluklarının, her geçen gün daha fazla insanı etkilediğini belirten Akyurt, “Artan vakalar, etkili tedavi yöntemlerine olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor.
Lazer göz cerrahisindeki yenilikler, bu ihtiyacı karşılamak için geliştirilirken, minimal müdahale prensibi ön planda” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, toplamda 2,2 milyar insan, çeşitli seviyelerde görme problemleri yaşıyor. Op. Dr. Akyurt, küresel veriler ışığında lazer teknolojilerindeki gelişmeleri değerlendirdi.
Minimal kesi yaklaşımının lazer cerrahisinde önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekti. Akyurt, “Lazer yöntemleri hastaların konforunu artırıyor. SMILE Lazer, korneanın doğal yapısını koruyarak görme bozukluklarını düzeltmeyi amaçlıyor.
Bu işlemde göz yüzeyinde büyük bir kapak kaldırılmıyor, böylece iyileşme süreci daha rahat geçiyor. SMILE Pro ise bu yaklaşıma hız ve hassasiyet katıyor” şeklinde konuştu.
Op. Dr. Akyurt, gelecekteki projeksiyonlara bakıldığında, miyopi vakalarının 2030 yılına kadar milyarlarca insanı etkilemesinin öngörüldüğünü belirtti. 2050 yılına gelindiğinde, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının uzak görme problemi yaşayabileceği uyarısında bulundu.
Artışın, görme cerrahisinde dokuya daha az müdahale eden yöntemlerin önemini artıracağını vurguladı. “Minimal kesiyle yapılan lazer teknikleri, korneanın doğal bütünlüğünü korurken aynı zamanda cerrahi güvenliği de artırıyor.
Bu durum, hastaların uzun vadeli görme kalitesini olumlu yönde etkiliyor” dedi.
Gelişmiş lazer teknolojilerinin cerrahi işlemler sırasında gözün doğal dayanıklılığını koruduğunu belirten Akyurt, hastaların günlük yaşantısına daha hızlı dönmelerine olanak tanıdığını ifade etti. “Bu durum, aktif yaşam süren bireyler için oldukça faydalı” şeklinde ekledi.
Kendi değerlendirmelerine devam eden Op. Dr. Akyurt, lazer göz cerrahisindeki teknolojik ilerlemelerin, işlem süresi ve hassasiyet noktasında önemli gelişmeler sağladığını kaydetti.
Yeni nesil femtosaniye lazer sistemleri, daha küçük kesilerle yapılan işlemler sunarak ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırıyor. Klinik çalışmalarda, bu yöntemlerin kuru göz şikayetlerinin azalmasıyla ilişkilendirildiği öne sürülüyor.
Tüm bu yenilikler, görme bozukluklarının cerrahi tedavisinde hasta memnuniyetini artıran bir tablo sunuyor.
Göz yapısına ve görme problemlerine göre belirlenen lazer parametrelerinin, daha öngörülebilir sonuçlar elde edilmesine yardımcı olduğunu aktaran Akyurt, bu yaklaşımın hem görme kalitesini hem de uzun vadeli cerrahi başarının sürdürülebilirliğini desteklediğine dikkat çekti.
Veni Vidi Göz Ataşehir, görme sağlığı alanındaki teknolojik gelişmeleri takip eden öncü merkezlerden biri olarak dikkat çekiyor. Merkez, modern lazer yöntemleriyle hem uzak hem de yakın görme bozukluklarına kapsamlı çözümler sunuyor.
Klinik uygulamalar ve bilimsel veriler doğrultusunda, kişiye özel değerlendirmeler yapılıyor.
“SMILE ve SMILE Pro teknolojileri ile hastalara daha konforlu ve öngörülebilir bir cerrahi deneyim sunmayı amaçlıyoruz. Her bireyin görme yapısı farklı olduğu için, planlamalarımızı mutlaka kişiye özel olarak gerçekleştiriyoruz.
Hedefimiz, görme bozukluklarının tedavisinde uzun vadeli ve tatmin edici sonuçlar elde etmek” sözleriyle açıklamalarını tamamladı.