Adanalı Prof. Dr. Bahar Uslu’nun Uluslararası Başarı Hikayesi

Yale Üniversitesi’nde Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Uzmanı olarak görev yapan Prof. Dr. Bahar Uslu, Mısır kökenli bir Türk hekimi olarak çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nde sürdürüyor.

Gösterdiği üstün başarılarla dikkat çeken Uslu, şimdi Amerika’nın önde gelen kurumlarından birinde, hukuk alanında Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi’ne eş değer bir pozisyonda Amerikan Üreme Tıbbı Yüksek Direktörlüğü görevine atandı.

Eğitim hayatına Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başlayan Uslu, buradaki öğrenim sürecini Londra’da kazandığı burs ile pekiştirdi.

Yurt dışında üreme tıbbı üzerine önemli projeler gerçekleştiren Uslu, Türkiye’ye döndüğünde embriyoloji alanında uzman hekim olarak Van’da zorunlu hizmete başladı.

Uslu, doğuda ilk tüp bebek laboratuvarlarının kurulmasında öncü oldu. O dönemde henüz yeni gelişen bu alanda yazdığı kitaplarla ilgiyi üzerine çekti. Bu başarıları sonucunda Yale Üniversitesi’nden davet aldı. ABD’ye gitme fırsatı, Anadolu’da yapılan çalışmaları uluslararası arenada tanıtmak için bir kapı araladı.

Prof. Dr. Uslu, ABD’ye yerleştikten sonra üzerinde çalıştığı bir proje sayesinde, dünya genelinde 40 yıldır uygulanan yumurta sayma yönteminde bazı eksiklikleri keşfetti. Geliştirdiği yeni uygulama ‘Uslu Yöntemi’ adıyla tıp literatürüne girdi.

Bu yöntem, tüp bebek tedavisi ve menopoza yakın kadınların yumurtalık potansiyelini doğru bir şekilde ölçme konusunda devrim niteliğinde bir gelişme sundu.

Uslu, bu alandaki çalışmaları nedeniyle Barselona’da üreme tıbbı uzmanlarının oluşturduğu bir platformda yer alma şansı buldu.

Bahar Uslu, ABD’deki tıp camiasında eksiklerin varlığını gözlemledi ve Türkiye’deki tıbbi etik ve ahlaki değerlerin kıymetini daha iyi anladı. Bu farkındalık, ona ‘embriyo hakları’ konulu dünyada ilk literatürü oluşturma fırsatını sundu.

Bu çalışma, tıp dünyasında geniş yankı uyandırdı. Özellikle Alabama eyaletinde, iki tüp bebek kliniğinin regülasyon eksiklikleri nedeniyle kapatılması, Uslu’nun hazırladığı raporların ne denli önemli olduğunu ortaya koydu.

Prof. Dr. Uslu, Alabama’daki bir davada bilirkişi olarak görev yaparak dikkatleri üzerine çekti. Bu süreç, Anayasa Mahkemesi’nin embriyonun insan potansiyeli olup olmadığına karar verememesiyle sonuçlandı.

Uslu’nun çalışmaları, Donald Trump yönetimi tarafından da ilgiyle takip edildi ve kendisi, Üreme Tıbbı Yüksek Direktörlüğü görevine getirildi. Bu pozisyon, Uslu’yu bu alanda görev alan ilk Türk hekimi yapması açısından anlamlı bir başarı olarak öne çıkıyor.

Son olarak, Türkiye’ye dönerken, memleketi Adana’ya da uğrayan Uslu, burada yaşadığı süreçleri ve elde ettiği başarıları ’na anlattı. Mahkeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin ve hukuken embriyonun değerinin tanımlanması konusundaki katkılarını vurguladı.

Uslu, Amerika’daki tıbbi eksiklikler ve Türkiye’deki benzer uygulamalar arasında kurduğu köprü ile uluslararası tıpta önemli bir yer edindi. Türk tıbbının köklü geçmişini ve hukuki yapısını örnek göstererek, ABD’deki tıbbi uygulamalara katkıda bulunmayı başardı.

Yorum yapın