Trabzon’da, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Uzun, şah damarı daralmasının (karotis arter stenozu) felç riski üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla geliştirdiği yeni cerrahi teknikle dikkat çekiyor.
Bu yöntem, hastaların şah damarındaki daralmayı tedavi etmek için suni damar ya da hastanın bacağından alınan damarın kullanılmasını içeriyor. Uygulanan bu inovatif yaklaşım, birçok hastada olumlu sonuçlar doğurarak tıp literatüründe önemli bir yer edindi. Doç. Dr.
Uzun, “Şu ana kadar herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadık. Bu, bize oldukça güven verdi” şeklinde görüş bildirdi.
Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli olan Uzun, geliştirdiği ‘İnterpozisyon Endarterektomi’ tekniği sayesinde felç riskini ciddi oranda düşürdü.
Bu teknik, daralmış damarın tamamen çıkarılmasının yanı sıra, hastanın kendi bacağından alınan bir damarın ya da suni bir kanalın yerleştirilmesini içeriyor.
Uzun, bu yöntemi son iki yılda 20 hastada başarıyla uyguladı ve elde edilen bulgular, uluslararası alanda tanınan ‘Annals of Vascular Surgery Dergisi’nde yayımlandı.
Son dönemlerde, Doç. Dr. Uzun, teknik üzerinde yaptığı geliştirmelerle dikkat çekti. Örneğin, beş hastada doğrudan bacak damarını kullanarak ameliyat gerçekleştirdi.
Bu durum, özellikle klasik cerrahinin uygulanamadığı ya da yüksek risk grubundaki hastalar için yeni bir umut kapısı açtı. Uzun, “Kalp cerrahisi alanında, şah damarındaki tıkanıklıklar nedeniyle gerçekleştirilen operasyonlar genelde iki teknik ile yapılıyor.
Ancak bu yöntemlerde bazen sorunlar yaşanabiliyor. Biz, hangi durumlarda komplikasyonların oluşabileceğini araştırdık ve cerrahın müdahalesinin yanı sıra, hastanın damar yapısının da etkili olduğunu gördük.
Bu nedenle, daha az sorun yaratan bir yaklaşım geliştirmeye karar verdik” diye açıkladı.
Felç riski taşıyan hastaların durumu oldukça ciddi. Doç. Dr. Uzun, hastaların yaklaşık %20’sinin şah damarındaki darlık nedeni ile felç geçirdiğini ifade etti. İşte bu nedenle, darlık tespit edilen hastalar için cerrahi müdahaleler büyük önem taşıyor.
Geleneksel yöntemlerde, damar katlarının ayrılmasıyla plaklı kısmın temizlendiğini belirten Uzun, kendi geliştirdikleri tekniğin hasarlı kısmı tamamen çıkararak sağlam dokuya yeni bir damar dikilmesine dayandığını vurguladı.
“Damar katlarını birbirinden ayırmadığımız için bu alanda pıhtı oluşumuna neden olacak sorunları minimize ettik. Son iki yıldır bu yöntemi uyguluyoruz ve sonuçlar oldukça tatmin edici” dedi.
Uzun, bacak damarının hastaların tedavisinde her zaman kullanılabilir hale geldiğini belirtiyor. Başlangıçta suni damarlarla gerçekleştirilen ameliyatlarda, teknik geliştikçe hastanın kendi damarıyla işlem yapma imkanı da sağlandı.
“Suni damar her çapta uyum sağlamayabiliyor ve bazı durumlarda beyne yakın alanlara yerleştirilmesi zor olabiliyor. Bu nedenle son zamanlarda, koroner baypas ameliyatlarında kullandığımız bacak damarını tercih etmeye başladık.
Böylece, şah damarı ince ya da beyne yakın olsa bile hastaların kendi bacaklarından aldığımız damarlarla ameliyat gerçekleştirme şansı buluyoruz” dedi.
Bu yeni cerrahi tekniği sayesinde, hastalarda ameliyata bağlı felç riskinin ortadan kalktığını söylemek iddialı olsa da, şu ana kadar yapılan işlemlerde herhangi bir komplikasyona rastlanmadığını vurgulayan Doç. Dr. Kemal Uzun, geliştirdiği yöntemin cerrahi alanda önemli bir yenilik sunduğunu düşünüyor.