Muğla’nın huzur dolu cenneti Akyaka, İngiliz gazetesi The Guardian’da yayımlanan bir yazıyla yeniden dikkatleri üzerine çekti. Yazar Annabelle Thorpe, bu sakin sahil kasabasını kitlesel turizmin baskısına karşı koyan nadir yerlerden biri olarak tanımladı.
2011’de Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi tarafından ‘Sakin Şehir’ ilan edilen Akyaka, her mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmayı sürdürüyor.
Bölgedeki Kadın Azmağı, Gökova Körfezi’ne doğru süzülen doğal güzelliği ile öne çıkıyor. Bu azmak, 1.200 metre uzunluğunda ve içinde barındırdığı su altı bitkileri ve rengarenk balıkları ile ziyaretçilerine adeta bir akvaryum manzarası sunuyor.
Kışın bile serin sularında ördekler süzülürken, yerel halkın ve turistlerin ilgisini çekiyor. NASA’nın 22 Nisan 2021’de Dünya Günü’nde Instagram hesabında paylaştığı “Vay be. Güzelliğini yaşayın” mesajı da bu doğal güzelliği vurguladı.
Akyaka, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından düzenlenen “En İyi Turizm Köyleri” girişimi kapsamında sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünya çapında önemli destinasyonlar arasına girdi. Akyaka, yenilikçi bir turizm yaklaşımını benimserken, doğal ve kültürel mirasını da korumayı başarıyor.
Thorpe, yazısında Akyaka’nın gösterişten uzak, yavaş yaşam temposu ile doğasıyla olan derin bağını aktardı. Son ziyaretinde plajda toplanan şezlonglar ve akşam yemeği hazırlıkları arasında sahilde örgü ören Türk kadınlarını görerek “Tam olarak olmak istediğim yer burası” dedi.
Yazar, Akyaka ile tanışmasını yaklaşık 30 yıl önce tatil temsilcisi olarak çalıştığı döneme dayandırıyor. Yıllar geçmesine rağmen kasabanın büyük oranda değişmeden kalmasını Akyaka’nın ayrıcalıkları arasında gösterdi.
Yazısında yeni konutlar ve küçük otellerin açılmasına rağmen Akyaka’nın hâlâ yavaş ve otantik bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Bu özelliğin, kasabanın Sakin Şehir ağının bir parçası olmasının sonucu olduğunu belirtti.
Mimar Nail Çakırhan’ın Akyaka’daki mimari kimliğindeki önemine de dikkat çekti. Çakırhan’ın geleneksel Osmanlı mimarisini yerel malzemelerle harmanlayan yaklaşımı, Akyaka’nın ahşap balkonlu, begonvillerle süslü evlerinin karakterini oluşturuyor.
Thorpe, Akyaka’da büyük otellerin olmamasının yerel yaşamın korunmasına büyük katkı sağladığını ifade etti. Ziyaretçiler, Azmak Nehri kıyısındaki balık restoranlarında zaman geçirirken, ormanın içindeki patikalarda yürüyüş yapma imkanı buluyor.
Yazısında Akçapınar Plajı’na da değinen Thorpe, buranın özellikle kite sörfü ve wingfoiling gibi su sporları için Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Sığ ve kumlu yapısı sayesinde yeni başlayanlar için ideal bir alan sunuyor.
Akyaka, sunduğu sakin tatil deneyimi ile ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.