Türk Deniz Kuvvetleri’nin İhtiyaçları Ekonomik Kazanç İçin Feda Edilemez

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, düzenlediği basın toplantısında Türk Deniz Kuvvetleri’nin acil harekât ihtiyaçlarının gelir sağlamak amacıyla göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.

Bağcıoğlu, bu konudaki endişelerini dile getirerek, mevcut durumun askeri hazırlıklara zarar verebileceğine dikkat çekti.

Son günlerde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın stratejik hedefleri doğrultusunda inşa edilen veya inşası devam eden gemilerin, ekonomik kazanç elde etme amacıyla üçüncü ülkelere satılması, pek çok kesimde kaygı yaratıyor.

Yakın zamanda, Deniz Kuvvetleri için üretilen Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi’nin Romanya’ya satılması, bu durumu daha da endişe verici hale getirdi.

Şimdi ise TCG İzmir ve TCG İçel isimli iki İstif sınıfı firkateynin yurtdışına satılacağına dair haberler gündemi meşgul ediyor.

Bu gemilerin inşası, uzun yıllara dayanan detaylı analizler ve bilimsel çalışmalar sonucunda, tehdit değerlendirmeleri ve hizmet dışına çıkacak platformların ikamesi amacıyla planlandı.

Ancak henüz hizmete girmeden satılmaları, mevcut tehdit değerlendirmelerinin geçerliliğini sorguluyor. Eğer çevremizdeki denizlerdeki riskler artmaya devam ediyorsa ve Deniz Kuvvetleri’nin modern fırkateyn ihtiyacı sürüyorsa, bu satışların askeri bir gerekçesi olmalı.

Öte yandan, ana muharip gemilerin “acil ihtiyaç yok” gerekçesiyle elden çıkarıldığı bir ortamda, yüksek maliyetli ve acil ihtiyaç olarak görülmeyen uçak gemilerine kaynak aktarılması çelişkili bir durum arz ediyor.

Eğer döviz ihtiyacı bu kadar baskın bir faktör haline geldiyse, bu tercihlerin kamuoyuna açık ve net bir şekilde açıklanması gerekiyor.

Ege ve Doğu Akdeniz’de artan askerî ve jeopolitik riskler, platform sayısındaki azalma ve yaşlanan gemiler nedeniyle donanmanın baskı altında olduğu bir dönemi işaret ediyor.

Bu bağlamda, kuvvet hedeflerine ulaşılmadan ana muharip gemilerin elden çıkarılması, milli güvenlik açısından son derece tehlikeli bir durum yaratıyor.

Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı fırkateynlerin ardından, Türk Deniz Kuvvetleri’nin milli amaçlarla inşa edilen iki fırkateyninin ihraç edilmesi ise büyük bir çelişki oluşturuyor.

Elbette savunma sanayii ihracatı, Türkiye’nin ekonomik gücünü artırma ve etki alanını genişletme açısından önemli. Ancak bu tür faaliyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları tam olarak karşılanmadan gerçekleştirilmesi kabul edilemez.

Savunma sanayi, yalnızca ticari kazanç üzerinden değerlendirilecek bir alan değildir.

Yankı Bağcıoğlu’nun uyarısı son derece net: Türk Deniz Kuvvetleri için planlanan gemiler, ticari ürün olarak değil; milli güvenliğin vazgeçilmez unsurları olarak görülmelidir. Harekât etkinliği ve caydırıcılık, kısa vadeli ekonomik hesaplarla feda edilemez.

Yorum yapın