Bakan Kurum, küçük Yusuf ve dedesinin yeniden doğuş hikayesini anlattı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kurtarılan küçük Yusuf ve dedesi Abdullah Çelik’in hikayesini paylaşarak duygusal bir bağ kurdu.

Bu felaket, 50 binden fazla can kaybı ile sonuçlanırken, geride birçok yarım kalmış hayat bıraktı. Abdullah Çelik, bu acı olayda ailesinin büyük bir kısmını kaybetti; eşini, iki kızını ve dört torununu yitirdi.

Ancak, yıkılan binanın enkazında beşiğinde uyurken bulunan 40 günlük torunu Yusuf Berk ile hayata yeniden tutundu.

Şu anda 3 yaşında olan Yusuf Berk ile birlikte, Çelik, Adıyaman İndere’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından inşa edilen yeni evlerinde yaşamaya başladı. Bakan Kurum, dede ve torunun hikayesini ve yeni evlerinin görüntülerini sosyal medyada paylaştı.

Çelik’in “Devlet güçlü oldu mu her şey olur” sözlerine atıfta bulunarak, “Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu.

Bundan daha kıymetli bir şey yok” diye konuştu.

Abdullah Çelik, deprem sonrası torununu tek başına büyütmek zorunda kaldığını anlattı. Deprem günü yaşadıklarını hatırlatan Çelik, “Ben en üst kattaydım, bir baktım ki üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım. Adıyaman diye bir şey yoktu orada. Yani bir felaketti.

Ailem hepsi gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum. Ben acıları çok çektim, keşke acılar çekilmeseydi, canlar gitti. Devlet de eğer yapmamış olsaydı, daha fena üzülürdüm. Devlet babalık etti bize, ev yaptı, yuvamızı kurduk burada.

Bir tesellidir yani, bizim için büyük bir teselli oldu. Tamam devlet kendi cebinden yapmıyor ama devlet güçlü oldu mu her şey olur. Devlet babadır, baba da evlatlarını bırakmadı. Devlet de aynısını bize yaptı, babalık yaptı, hala da yapıyor” şeklinde konuştu.

Yeni evlerinde torunuyla yeni bir hayata başladıklarını dile getiren Çelik, devletin kendilerine hızlı bir şekilde destek sağladığını ifade etti. “Hakikaten çok büyük çileler çektik ama devlet bizi çok çabuk toparladı. Vallahi bu kadar erken biteceğini tahmin etmiyorduk.

Devlet zaten gerekeni yaptı. Çadır verdi, konteyner verdi, prefabrik verdi. Yani bize hissettirmedi. Aniden geldik, bizim evler bitmiş. Kendimiz yapmış olsaydık, ben 65 yaşındayım, bir ev yapamadım. Ama devlet iki sene içinde bize ev verdi, teslim etti. Bundan iyisi can sağlığı.

Benim ailem bitti. Ailemden 10 yakınım gitti. Maddi bakımından hiçbir sıkıntı çekmedim ama maneviyat, mümkün mü yani maneviyat? Ama bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi” dedi.

Abdullah Çelik, afet konutlarının sosyal olanakları sayesinde torununu rahatlıkla büyütebildiğini söyledi. “Torunu bazen kreşe götürüyorum. Akşamları da gidip getiriyorum. Camiye gidiyorum, evde oturuyorum, torunumla ilgileniyorum. Sosyal faaliyetler çok burada.

Çocuklar da geziyor. Evde çocuk tek ama parka gitti mi orada çocuklarla oynuyor. O bakımdan çok şükür iyi, sıkıntı yok” diyerek yeni hayatlarından memnuniyetini dile getirdi.

Yorum yapın