Diyarbakır, 2023 yılındaki depremlerinin ardından önemli bir konut inşaat sürecine girdi. Vali Murat Zorluoğlu, şehrin Oğlaklı Mahallesi’nde TOKİ tarafından tamamlanan deprem konutlarını yerinde inceledi.
Zorluoğlu, şu ana kadar 17 binden fazla konut inşa edildiğini ve bunlardan 10 bin 600’ünün hak sahiplerinin belirlendiğini açıkladı.
Vali Zorluoğlu, incelemeleri sırasında İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, AFAD İl Müdürü İlami Çakmak ve Bağlar Kaymakamı Necdet Özdemir ile birlikteydi.
Afetin hemen ardından Diyarbakır’da kapsamlı bir iyileştirme sürecine başlanıldığını belirten Zorluoğlu, hasar gören yapıların yıkılması ve enkazların kaldırılması gibi ilk etap çalışmalarının ardından, vatandaşlara geçici barınma araçları sağlandığını ifade etti.
Çadır ve konteyner gibi çözümlerle barınma ihtiyacının karşılandığı dönemde, kalıcı konut yapımına yönelik büyük bir seferberlik de başlatıldı.
Oğlaklı bölgesinde inşa edilen 13 bin 190 konut, bu süreçte en fazla dikkat çeken projelerden biri oldu. Şu anda burada 6 bine yakın ailenin yaşamını sürdürdüğünü belirten Zorluoğlu, sadece konutların değil aynı zamanda sosyal donatı alanlarının da hayata geçirildiğini vurguladı.
Parklar, bahçeler, okullar ve iş yerleri gibi çeşitli sosyal yapılar da inşa edildi. Ayrıca, yatırım programına alınan hastane ve cami gibi diğer ihtiyaçlara yönelik projelerin de sürdüğünü aktardı.
Zorluoğlu, 2023 depremlerinin olumsuz etkilerinin büyük ölçüde giderildiğini söyledi. Oğlaklı’da taşınma sürecinin hızla devam ettiğini belirtirken, yaz aylarında buraya 10 binin üzerinde ailenin taşınmasının beklendiğini kaydetti.
Sağlık hizmetleri açısından önemli bir eksikliğin giderileceğini söyleyen Vali, bu yıl bölgeye 200 yataklı bir hastane yapılacağını da duyurdu. Ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı tarafından burada bir karakol inşaatının gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Diyarbakır’da kırsal bölgelerde de 2 bin 800 konutun yapıldığını ve bunların hak sahiplerine teslim edilmeye başlandığını açıklayan Zorluoğlu, köy tipi evler için de bin 200 konut inşası planlandığını, bu projelerin büyük bir kısmının tamamlandığını belirtti.
Konteyner kentlerin ise artık kapatıldığını ve orada yaşayan kimsenin kalmadığını ifade etti.
Afetlere karşı alınan önlemleri de gündeme getiren Zorluoğlu, taşkın, sel ve heyelan gibi risklerin yanı sıra kuraklığın da önemli tehditler arasında yer aldığını belirtti. Bu risklere karşı tüm ilgili kurumlarla iş birliği içinde gerekli önlemleri aldıklarını vurguladı.
Bilinçlendirme ve eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çeken Zorluoğlu, toplumun tüm kesimlerinin afetlerle mücadelede yer almasının gerekliliğini ifade etti.
Türkiye’nin deprem riski açısından hassas bir coğrafyada bulunduğunu hatırlatan Zorluoğlu, dayanıklı şehirler inşa etmenin önemini yineleyerek konuşmasını tamamladı.