Adıyaman’da, 6 Şubat depremlerinin yol açtığı yıkımın yanı sıra soğuk hava da büyük bir zorluk yarattı. Fikret Güngör, hem eşi Zuhal hem de kızı Fatma Serra’nın kaybının acısını derinden yaşıyor. Onlara ait son fotoğraflar, geride kalan tek hatıra olarak elinde duruyor.
49 yaşındaki Zuhal Güngör ve 12 yaşındaki kızı Fatma Serra, deprem öncesinde Antalya’nın Serik ilçesinden Adıyaman’a dönerken, felaketin kurbanı oldular. Fikret Güngör, ailesiyle birlikte geçirdiği veda anlarını düşündüğünde, yaşadığı acı içindeki boşluğu hissetmekte.
Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ilde büyük yıkımlara yol açtı. Fikret Güngör, asrın felaketi olarak nitelendirilen bu olayda, eşi ve kızını kaybetti. Depremden sadece bir gün önce eşi ve kızı, Serik’teki ağabeyinin evinden döneceklerdi.
Zuhal Güngör, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okulda hizmetli olarak çalışıyordu ve tayin işlemleri için Adıyaman’a dönmek üzere yola çıktı. Ancak, gece yarısı meydana gelen depreme yakalandılar ve enkaz altında kalarak hayatlarını kaybettiler.
Geriye kalan tek hatıra ise, ailecek çekilmiş o son fotoğraflar oldu.
Eşini ve oğlunu kaybeden Fikret Güngör, yaşadığı trajediyi anlatırken duygularını aktarıyor. “Eşim okulda görevli olduğu için tayin işlemleri için Adıyaman’a gitmek üzere yola çıktılar. O gece deprem oldu ve hayatlarını kaybettiler. Acımız hâlâ taze.
Allah, vefat edenlerin ruhunu şad etsin.” dediği sözlerinde, yaşadığı kaybın derinliği hissediliyor. Aynı depremde, Fikret Güngör’ün annesi Fatma Güngör de enkaz altında kaldı, fakat 9 gün sonra kurtarıldı.
Ne var ki, hastanede 62 gün süren yaşam mücadelesinin ardından o da vefat etti. Acıları, zaman geçse de hafiflemedi.
Fikret Güngör’ün ağabeyi Zekeriya Güngör ise, depremin etkilerini hâlâ iliklerinde hissetmekte. “Böyle bir acının tarifi gerçekten çok zor. Deprem olduğu andan itibaren Adıyaman’la iletişim kurmaya çalıştık ama kimseye ulaşamadık.
27 saat süren bir yolculuğun ardından oraya vardık. Yakınlarımızın yanı sıra, ulaşabildiğimiz her aileye yardım etmeye çalıştık.” diye konuştu. Serik halkına da teşekkür eden Zekeriya Güngör, onların duyarlılığının önemine dikkat çekti.
Metin Harıkçı, depremzedelerin bir araya geldiği bu özel günde acılarının hâlâ taze olduğunu dile getirdi. “Fikret kardeşimiz eşini ve çocuğunu, Zekeriya kardeşimiz annesini kaybetti. Benim de pek çok akrabamı yitirdim. 6 Şubat, asrın felaketi olarak nitelendiriliyor.
Yüreğimiz hâlâ yanıyor.” diyerek, yaşananların hafızalarda bıraktığı derin izleri aktardı.
Depremin ilk anlarını hatırlatan Metin Harıkçı, “Gece hava çok soğuktu, eksi 7 dereceyi gördük. İnsanlar yatağında yakalandı, kimi yıkılan evden fırladı, kimi kendi imkanlarıyla çıktı. İlk günlerde kendimizi kaybetmiş gibiydik.
O günleri yaşayanlar bilir, hissettiğimiz korku ve çaresizlik tarif edilemez.” ifadelerini kullandı. Deprem sonrası birçok kişi, aile ve arkadaşlarıyla birlikte güvenli bir yer bulmaya çalıştı. Bugün, depremin yıl dönümünde, yeniden o acıları hatırlamak zorunda kalıyorlar.
Soğuk, yalnızca fiziksel değil, duygusal bir yük olarak da üzerlerinde. Herkes, bu zor dönemleri birbirine destek olarak atlatmaya çalışırken, acılarının paylaşıldığını bilerek teselli buluyor.