İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye’deki diri fay sayısının 600’ü geçeceğini açıkladı. Prof. Dr.
Sözbilir, ülke genelindeki diri fay haritasında önemli değişiklikler olacağını ve özellikle 2023 yılındaki büyük depremler sonrasında fayların yeniden değerlendirildiğini belirtti. Haritada yer almayan yeni diri fayların tespiti için güncellemelerin yapıldığını ifade etti.
Yeni diri fay haritasının önümüzdeki aylarda devlet tarafından kamuoyuna sunulması bekleniyor.
2023 yılında Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, Türkiye’nin Doğu, Güneydoğu, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde büyük yıkımlara neden oldu. Prof. Dr.
Sözbilir, bu depremlerin ardından Türkiye’nin deprem tehlikesinin arttığını belirtti. 485 olan diri fay sayısının, yeni güncellemelerle 600’ün üzerine çıkmasının, ülke genelinde deprem riskiyle ilgili alarm verici bir durum olduğuna dikkat çekti.
“6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye, dünyanın en büyük depremlerinden birini yaşadı. Deprem sırasında Hatay’dan Adıyaman’a kadar birçok fayın arka arkaya kırılması sonucu 350 kilometreyi aşan bir hasar meydana geldi,” diyen Prof. Dr.
Sözbilir, depremin ardından yaşanan artçıların da insanlarda yarattığı travmaya işaret etti. Üç yıl içinde bölgede yaklaşık 100 bin depremin kaydedildiğini söyleyen Sözbilir, bu durumun bölge halkının ruhsal sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurguladı.
Bölgede yapılan iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini belirten Prof. Dr. Sözbilir, devletin yanı sıra uluslararası yardım kuruluşlarının da depremzede halka destek verdiğini aktardı.
Ancak, deprem tehlikesinin yüksek olduğu bu bölgelerde risk azaltma çalışmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Özellikle kırılan faylara komşu olan diğer fayların da stres altında olduğunu ve bu nedenle başka depremler yaşanabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Sözbilir, bölgedeki artçı sarsıntıların 6 büyüklüğüne kadar çıkabileceğine dikkat çekti. Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep illerinin ana mekanizmasının parçası olduğunu belirterek, Adıyaman’ın da bu depremlerden etkilenen illerden biri olduğunu söyledi.
Ayrıca, Adana ve Malatya çevresinde de önemli fayların bulunduğunu, bazı fay kollarının hâlâ kırılmadığını ve bu durumun ileride sorun yaratabileceğini belirtti.
Bölgedeki eski yapıların terk edilmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sözbilir, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen konut projeleri hakkında bilgi verdi.
Yeni yapıların modern teknolojiyle inşa edildiğini belirten Sözbilir, bu projelerin Türkiye genelinde başlatılan en büyük konut projelerinden biri olduğunu ifade etti. Eski yapıların terk edilmesi gerektiğini ve bu konuda yeni inşaatların artırılması gerektiğini söyledi.
Son olarak, Türkiye’nin diri fay haritasında güncellemelerin yapılacağını ve yeni düzenlemelerin gerekliliğini belirten Sözbilir, bu durumun risk azaltma çalışmalarına iki kat daha fazla önem verilmesi gerektiğini ortaya koydu.
600’ün üzerindeki diri fay sayısının, ülkenin deprem riskiyle ilgili ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını kaydetti.